Dünden Bugüne Selçuk

 

Selçuk, İzmir'in güneyinde, İzmir- Aydın karayolu üzerinde yer alan İzmir'e bağlı bir ilçe ve bu ilçenin merkezidir. Kuzeybatısında Torbalı, kuzeyinde Tire, doğusunda Germencik ve güneyinde Kuşadası ile çevrilidir. İzmir'e 74 km. mesafededir. İlçenin yüzölçümü 295 km kare'dir. 1 beldesi ( Belevi) ve 8 köyü bulunmaktadır. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı'na göre toplam nüfusu 33.594'tür. Bu nüfusun 25.414'ü merkezde, 8.180'i belde ve köylerde yaşamaktadır. Selçuk'ta; 14 ilköğretim okulu, 3 orta öğretim Kurumu bulunmakta; 5626 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 301 öğretmen görev yapmaktadır. İlçede, sağlık hizmetleri 1 Devlet Hastanesi, 4 Sağlık Ocağı, 3 Sağlık Evi tarafından verilmektedir. İlçenin ekonomisi ağırlıklı olarak turizme dayalıdır. Bunun yanında tarım ve hayvancılıkta önemli bir gelir kaynağıdır. Selçuk, Antik Çağ'ın en önemli yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Selçuk'ta bulunan tarihi yapıların büyük bir bölümü ayaktadır. Efes ören yeri, Türk ve dünya turizmi açısından çok önemli bir merkezdir. Efes Arkeoloji Müzesi ülkemizin en çok ziyaret edilen müzelerinin başında gelir. Selçuklu sanatının en önemli eserlerinden biri olan İsa Bey Camii Selçuk'tadır. Cami, hem avlulu Türk camii tipinin, hem de Anadolu sütunlu camilerinin bilinen en eski örneğidir. Selçuk'ta ayrıca, Şirince köyü, kırsal turizmin güzel bir örneğidir. Pamucak Plajı, kıyı turizminin çok daha gelişeceği bir alan olarak ortaya çıkmaktadır. Selçuk dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri olarak kabul edilebilir. İlk çağın en ünlü şehirlerinden biri olan Efes, Küçük Menderes Nehri'nin sularını boşalttığı körfezin yakınında kurulmuştur. Tarıma elverişli toprakları, Doğu'ya açılan büyük bir ticaret yolunun başında oluşu, gerek Antik Çağ'da, gerekse de Hristiyanlık döneminde çok önemli bir dini merkez oluşu, tarihe büyük bir kent olarak geçmesini sağlamıştır. İlim ve sanat dünyasında da adını duyurmuş, ünlü kişiler yetiştirmiştir. Bunlar arasında, rüya tabircisi Artemidorus, şair Kallinos ve Hipponaks, filozof Herakleitos, ressam Parrhasius, gramer bilgini Zenodotos sayılabilir. Efes'in tarihi M.Ö. 6. binyıl a kadar uzanmaktadır. Bu sonuca son yıllarda Arvalya ve Çukuriçi höyüklerinde ele geçen bulgularla varılmıştır. Ayasuluk Tepesi'nde yapılan kazılar da burada Erken Tunç Çağı'ndan Hellenistik Çağ'a kadar kesintisiz yerleşmenin var olduğunu göstermiştir. Bu da eski Efes'in Ayasuluk Tepesi'nde olduğunu, buranın Anadolu kavimleri ve Hititler tarafından iskan edildiğini ispatlamaktadır. Ayrıca Hitit yazılı metinlerinde Apasas olarak geçen kentin bu kent olduğu da kesinleşmiştir. Strabon ve Pausanias gibi yazarlar, tarihçi Herodot, Efesli şair Kallinos gibi antik kaynaklar Efes'in Amazonlar tarafından kurulduğuna ve yerli halkın Karyalılar ve Lelegler'den oluştuğuna işaret etmektedirler. M.Ö. 1050'de Androklos, diğer eski Yunan kolonistleri gibi Anadolu'ya gelmiş, Efes ve civarını almıştır. Efes, M.Ö. 7. yüzyıl da Kimmerler'in istilasına uğrar ve Artemis Tapınağı yerlebir edilir. M.Ö. 560'da kent Lidyalılarca Artemision çevresine taşınır. M.Ö. 386'da akdedilen Kral Barışı'nın sonunda Efes, Büyük İskender'in gelişine dek sürecek olan Pers egemenliği altına girer. Bugün gezilen Efes, büyük ölçüde, Büyük İskender'in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300'lerde kurulmuştur. Efes, Bizans Çağı'nda tekrar yer değiştirmiş ve ilk kurulduğu Ayasuluk Tepesi'ne gelmiştir. 1304 yılında Aydınoğulları Beyliği'nin eline geçmiş ve 1426 yılında Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. 1914'de Ayasuluk adı Selçuk olarak değiştirilmiş ve Kurtuluş Savaşı sonrasında bir süre Akıncılar adıyla İzmir'in Kuşadası ilçesine bağlı bucak olan Selçuk; 1954 yılında Kuşadası'nın Aydın'a bağlanması üzerine Torbalı'nın bucağı olmuş, 1957'de İzmir'in bir ilçesi durumuna getirilmiştir.